Geçen Sene 1 milyon Kişiyi Ağırlayan İstanbul Festivali, Katılımcı Markalardan Tam Not Aldı
Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi tarafından düzenlenen ve 2022 yılından bu yana büyük ilgi gören İstanbul Festivali, bu yıl 1-16 Ağustos 2026 tarihleri arasında Festival Park Yenikapı’da 5. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.
Markalardan Tam Not Alan Stratejik Bir İş Birliği Modeli; İstanbul Festivali
Kültür, sanat, eğlence, spor ve gastronomiyi tek bir platformda bir araya getiren İstanbul Festivali; yüksek ziyaretçi trafiği, etkileşim odaklı lezzet ve deneyim alanları, yaratıcı ve özelleştirilebilir sponsorluk modelleri ile markalar için yalnızca görünürlük değil; güçlü bir konumlandırma ve anlamlı bir tüketici deneyimi sunuyor. Festival, markalara yüksek etkileşimli bir ortamda marka algısını güçlendirme, doğrudan satış yapma, ürünlerini hedef kitleyle buluşturma ve değerli tüketici içgörüleri elde etme imkânı veriyor. Festivalde yer alan markaların görüşleri, organizasyonun büyük bir iş potansiyeli sunduğunu gösteriyor.
Katılımcı markalardan aldıkları olumlu geri dönüşlere ilişkin açıklama yapan Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi CEO’su Özlem Adıgüzel, “Bugün bir markanın sadece görünür olması yetmiyor, hatırlanmak için ziyaretçiler için anlamlı ve etkileşimli deneyimler yaratması gerekiyor. İstanbul Festivali’nde 2025 yılında 91 marka, özenle tasarlanmış interaktif deneyim alanlarıyla yer aldı. 120.000 metrekarelik festival alanının deneyim alanlarında, espor ve 3×3 Basketbol turnuvalarında, lezzetler alanındaki gastronomi aktivitelerinde veya ana konser ve genç sahnedeki etkinliklerde insanlar sadece izlemiyor; katılımcı olarak dahil oluyor, etkileşimde bulunuyor ve deneyimi paylaşıyor. Bu tür deneyim tasarımı, marka farkındalığını artırmanın ve kalıcılık sağlamanın en etkili yolu. Festivalin çok katmanlı yapısı, markaların hem kendi kimliğini öne çıkarmasına hem de ziyaretçilerle doğrudan bağ kurmasına imkan tanıyor. Sonuç olarak, marka değeri artık sadece görünürlük değil, tüketiciyle kurulan gerçek bağ, deneyim odaklı etkileşim ve aktivasyon ile mümkün oluyor. Bu tür deneyimler hem satış verilerine hem de marka hafızasına doğrudan yansıyor” dedi.
Festivalin Gücünü Markalar Anlatıyor
Arabica Coffee House CEO’su ve Kurucu Ortağı Av. Sertaç Yalçın, festivale dair yaptığı değerlendirmede; “İstanbul Festivali’nde 5 farklı noktada yer almak, Arabica Coffee House için yalnızca görünürlük değil; ziyaretçilerle birebir temas kurduğumuz güçlü bir marka deneyimi yarattı. Festival boyunca sunduğumuz lezzetlerle Arabica’nın sıcaklığını ve samimiyetini yansıtırken, kurumsal sponsor olarak konumlanmak markamızın kültür ve sanata verdiği değeri güçlü şekilde ortaya koydu. Yüz binlerce katılımcıyla buluştuğumuz bu özel festival, İstanbul’un kültürel yaşamına katkı sunan kapsayıcı yapısıyla bizim için son derece kıymetliydi” dedi.
Tencent Türkiye Ülke Müdürü Can Gürsu, festivale ilişkin olarak; “İstanbul Festivali, Türkiye’deki geniş oyuncu topluluğumuzla aramızdaki dijital sınırları kaldırıp, onlarla birebir temas kurmamız adına bize mükemmel bir zemin oluşturdu. Festival kapsamında düzenlediğimiz PUBG Mobile turnuvaları ile oyun dünyasının dinamizmini fiziksel arenaya taşıyarak, bu heyecanı çok daha somut ve kapsayıcı bir deneyime dönüştürdük. Oyuncularımızın yalnızca rekabet etmekle kalmayıp, aynı zamanda sosyalleşerek bu büyük kültürün bir parçası olduklarını hissettikleri bu atmosferde, markamızın sahadaki birleştirici etkisini de en güçlü şekilde pekiştirdik” şeklinde konuştu.
TAB Gıda Ticari Pazarlama Koordinatörü Kerem Sakarya, festivale özel olarak kurguladıkları “Tatlantis” konseptiyle klasik yeme-içme alanı yaklaşımının ötesine geçtiklerini belirterek; “Tatlantis, festival alanı içinde “festival içinde festival” anlayışıyla konumlandırılarak, başlı başına bir deneyim alanı haline getirildi. Burger King, Popeyes, Arby’s, Sbarro ve Usta Dönerci markalarını aynı çatı altında buluşturan Tatlantis; tek noktada çoklu marka deneyimini, çeşitli Influencer iş birlikleri ve hediyelerle beraber sundu. Alan yalnızca yeme-içme ihtiyacını karşılayan bir durak olarak değil; dijital oyunlar, MC eşliğinde düzenlenen yarışmalar ve anlık etkileşimler ile ziyaretçilerin zaman geçirmekten keyif aldığı sosyal bir merkez olarak kurgulandı. TAB Gıda, bu çok katmanlı yapı sayesinde, ziyaretçiyi alanda daha uzun süre tutan, eğlenceyle desteklenen satış noktaları yaratan, grup markalarını tek bir güçlü konsept altında konumlandıran bir marka deneyimi ortaya koydu. Tatlantis, İstanbul Festivali’nde yeme-içme alanının da başlı başına bir deneyime dönüşebileceğinin güçlü bir örneği olarak konumlandı” değerlendirmelerinde bulundu.
Doritos Pazarlama Direktörü Burcu Karadayı Akgül, geçen sene hayata geçirdikleri “Herkes mi Doritos?” kampanyasıyla, farklı müzik türlerinden ve kuşaklardan isimleri aynı hikâyede buluşturarak markanın kapsayıcı duruşunu güçlü bir şekilde ortaya koyduklarının belirterek; “Aleyna Tilki, Mahmut Tuncer ve Teoman gibi birbirinden çok farklı starların yer aldığı kampanya, Doritos’un yaş, müzik zevki ve tarz fark etmeksizin herkes tarafından sevilen bir marka olduğunun altını çizdi. Markamız bu güçlü mesajı yalnızca dijital ve geleneksel mecralarla sınırlı tutmayarak, Türkiye’nin en kapsayıcı festivallerinden biri olan İstanbul Festivali’nde offline bir deneyime taşıdı. Festivalin erişimi en yüksek anlarından biri olan Jennifer Lopez konseri öncesinde, konserin başlamasını bekleyen binlerce seyirciye drone’lar aracılığıyla Doritos dağıtımı gerçekleştirildi. Gökyüzünden gelen bu sürpriz aktivasyon, izleyiciler için beklenmedik ve eğlenceli anlar yaratarak alanda güçlü ve olumlu reaksiyonlar oluşturdu. İstanbul Festivali’nde kapsayıcılık söylemimizi sahada birebir yaşatan; sürpriz, eğlence ve paylaşılabilir anlar üzerinden markamızı ziyaretçilerin hafızasına kazıyan, yaratıcı bir deneyime imza attık” şeklinde değerlendirme yaptı.
Singer Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak da “İstanbul Festivali, Singer için hedef kitlemizle doğrudan iletişim kurabildiğimiz ve dikişi yaratıcılıkla buluşturan ilham verici bir deneyim alanı sundu. Altı gün boyunca düzenlediğimiz ücretsiz çanta dikim etkinliği, her yaştan ve her kesimden yoğun ilgi görürken; özellikle gençlerin katılımı markamızın yeni nesille bağını güçlendirdi. Festivalin üretimi, yaratıcılığı ve toplumsal etkileşimi destekleyen yapısının bir parçası olmaktan büyük gurur duyduk” dedi.
Enerjisa Üretim Kurumsal İletişim Lideri Enes Battal, değerlendirmesinde; “Enerjisa Üretim olarak, ‘Yaşama saygı duyarak daha güzel bir gelecek için enerji üretiyoruz’ mottosuyla hareket ediyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuzu İstanbul Festivali’nin yüksek erişim gücüyle buluşturarak, ‘Her Fidan Bir Umut’ projemizi daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefledik. Festivalin ana sahne anonsları sırasında ziyaretçilerimizin QR kodu okutarak fidan dikimine katkıda bulunması, sosyal faydayı festival deneyiminin doğal bir parçası hâline getirdi. Bu sayede, Türkiye genelinde on binlerce yeni fidanın dikilmesine destek olduk. İstanbul Festivali ile Her Fidan Bir Umut Projemizi sahneye taşıyarak; katılımcıları sürecin aktif bir parçası haline getirerek sosyal sorumluluğu kolektif bir deneyime dönüştürdük. Bu, Enerjisa Üretim’in kitleleri harekete geçiren ve gerçek etkiler yaratan güçlü marka temasının en güzel örneklerinden biri oldu” açıklamalarında bulundu.
Komagene Pazarlama, Satış ve Franchise Genel Müdür Yardımcısı Semiha Demiral, İstanbul Festivali’nin ilk yılından bu yana, tam 4 yıldır aralıksız olarak parçası olduklarını dile getirerek; “Komagene için İstanbul Festivali; sadece bir etkinlik alanı değil, yüz binlerce ziyaretçiyle doğrudan temas kurabildiğimiz, markamızın enerjisini ve lezzetini paylaşabildiğimiz çok özel bir platform. Her yıl büyüyen bu festivalde yer almak bizim için bir gelenek ve gurur. Bu yıl da aynı heyecanla İstanbul Festivali’ndeyiz” şeklinde konuştu.
Terra Pizza, Pazarlama Direktörü Mediha Doğan da İstanbul Festivali’nin Terra Pizza’nın ‘Gel Beraber Olsun’ mottosunu; birlikte eğlenmenin, paylaşmanın ve aynı sofrada buluşmanın keyfiyle buluşturduğuna dikkat çekerek; “Festival boyunca Lezzet Tırımızda ziyaretçilerle birebir temas kurarak, markamızın genç, samimi ve enerjik ruhunu doğrudan deneyimlemelerini sağladık. Bu etkileşim ürün tanıtımının ötesine geçerek Terra Pizza’nın herkesin kendini ait hissedebildiği bir buluşma noktası olduğunu ortaya koydu. İstanbul Festivali’nin kültür, sanat ve gastronomiyi kapsayıcı bir atmosferde bir araya getiren yapısı, markamızın herkese hitap eden yerli lezzet vizyonuyla güçlü bir şekilde örtüşüyor” dedi.
Reflex Plus Bölge Satış Direktörü Derya Ateş, açıklamasında şunları söyledi: “Reflex Plus markamızla katıldığımız İstanbul Festivali, can dostlarımızın tam ve dengeli beslenme ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiğimiz ürünleri anlatmak ve uzmanlığımızı doğrudan temasla paylaşmak adına önemli bir buluşma noktası oldu. Festival alanında kurulan Reflex Plus Deneyim Alanı; ziyaretçilerimizin oyunlarımızla hoşça vakit geçirebildiği, evcil hayvan sahiplerinin de ürünlerimizi inceleyerek patili dostlarının ihtiyaçlarıyla ilgili bilgilerini güncellediği bir buluşma noktası olarak kurgulandı. Genç Sahne’de uzman veterinerimiz tarafından kedi ve köpek beslenmesi hakkında bilgilendirmenin yanı sıra, köpek eğitmeni Onur Çakır tarafından verilen temel itaat eğitimi ile köpek sahiplenmeyi düşünen kişiler için günlük yaşamda uygulanabilir bilgiler aktarıldı. İstanbul Festivali, Reflex Plus’ın güven veren ve bilgi paylaşan marka duruşunu evcil hayvan sahipleriyle bire bir temas kurarak yansıttığı değerli bir iletişim platformu oldu.”
Aslı Genel Müdürü Caner Bayıralan, değerlendirmesinde; “İstanbul Festivali’nde yer almaktan büyük keyif alıyoruz. Geçen yıl festivale özel hazırladığımız imza lezzetlerimiz ve ikonik soğuk içeceklerimiz, özellikle gençler tarafından çok sevildi. Sahada aldığımız bu harika dönüşler ve yakaladığımız samimi etkileşim bizim için çok değerli. Bu yıl da katılımcıları şaşırtacak ezber bozan sürprizlerimizle bir araya geleceğiz. İstanbul Festivali, şehrin kültür ve eğlence hayatına gerçek bir enerji katıyor. İstanbul’un marka değerini yükselten bu vizyoner organizasyonun bir parçası olduğumuz için mutluyuz. Yine harika bir festival bizi bekliyor” dedi.
Chupa Chups Marka Ekibi ise değerlendirmesinde şu noktalara yer verdi: “İstanbul Festivali’ni, şehrin enerjisini yansıtan; İstanbul’un eğlencesine dinamizm kazandıran, önemli bir platform olarak gördük. Bizler için Chupa Chups’un “bitmeyen eğlence” anlayışını geniş kitlelerle buluşturmak için güçlü bir fırsat oldu. Müzik, sanat ve eğlencenin bir araya geldiği bu kapsamlı etkinlik, markamızın genç hedef kitlesiyle doğal bir bağ kurmasına olanak sağladı. İstanbul Festivali’nde Chupa Chups’un ikonik, rengârenk dünyasını fiziksel bir deneyime dönüştürmeyi hedefledik. Ziyaretçilerin durup vakit geçirmek isteyeceği keyifli bir alan yarattık. Top havuzu formunda kurguladığımız fotoğraf çekim alanı, kısa sürede festivalin en çok ilgi gören noktalarından biri haline geldi. Bu deneyimi ürün dağıtımıyla destekleyerek, gün boyunca festival alanında çok sayıda ziyaretçiyle temas kurduk. İstanbul Festivali, marka için etkili bir fikirle yüksek görünürlük yaratılan bir platform oldu.”
Türkiye’nin önde gelen kişisel bakım ve kişisel temizlik şirketlerinden Evyap’ın erkek bakım markası Blade’in Pazarlama Müdürü Utku Seçkin, yaptığı açıklamada; “İletişim stratejimizi yalnızca görünürlük yaratmak üzerine değil, marka duruşumuzu deneyimletmek üzerine kurguluyoruz. Blade olarak sahiplendiğimiz “meydan okuma” kültürü, bizim için bir kampanya söyleminden öte, markanın karakterini tanımlayan temel bir yaklaşım. İstanbul Festivali’nde 3×3 Basketbol Alanı sponsorluğu ise bu yaklaşımı somutlaştırmak adına güçlü bir fırsat sundu. “Çarpıcı Kokunla Meydan Oku” söylemimizi, Kıvanç Tatlıtuğ ve Alperen Şengün iş birliğiyle festival sahasına taşıyarak tüketiciyi merkeze alan, yüksek enerjili ve katılımcı bir marka deneyimi tasarladık. Amacımız yalnızca mesaj iletmek değil; özgüven, cesaret ve performans duygusunu fiziksel bir deneyimle hissettirmekti. Challenge kurgularıyla ziyaretçileri pasif izleyici konumundan çıkarıp doğrudan oyunun parçası haline getirdik. Bugün deneyim ekonomisinde markaların kalıcı bağ kurabilmesi için söylem ile eylem arasında tutarlılık yaratması gerekiyor. İstanbul Festivali, Blade’in cesur ve dinamik kimliğini sahada görünür kıldığımız; iletişim stratejimizi deneyim, etkileşim ve hatırlanabilirlik ekseninde güçlendirdiğimiz stratejik bir temas noktası oldu” dedi.
Utku Seçkin’in Evyap bünyesindeki Emotion’a ilişkin açıklamalarında da; “Emotion olarak iletişim yaklaşımımızı kadınların günlük hayatındaki bakım, güven ve iyi hissetme ihtiyacına odaklıyoruz. “Mis Gibi Kok, Zararı Yok” kampanyamız da yalnızca bir ürün vaadi değil; gönül rahatlığıyla hareket edebilmenin ve gün boyu kendini güvende hissetmenin bir ifadesi. İstanbul Festivali bu yaklaşımı deneyime dönüştürmek için güçlü bir platform sundu. Hande Erçel iş birliğiyle yürüttüğümüz kampanyayı festival sahasına taşıyarak, kadınların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir marka alanı tasarladık. Fotoğraf deneyim alanımızın yanı sıra, festival ruhuna uygun parlak makyaj uygulamaları ve saç süslemeleriyle ziyaretçilere keyifli bir güzellik deneyimi sunduk. Ürün deneyimi ve ödüllü kurgularla etkileşimi artırırken, sosyal medya üzerinden yürüttüğümüz bilet iletişimiyle dijital ve fiziksel dünyayı birbirine bağladık. İstanbul Festivali, Emotion’un bakım ve güven odağındaki marka duruşunu geniş kitlelerle buluşturduğumuz; iyi hissettirme vaadimizi gerçek anlarda karşılık bulan bir deneyime dönüştürdüğümüz özel bir temas noktası oldu” şeklinde değerlendirmelere yer verildi.
Rakamlarla İstanbul Festivali 2025
Geçen sene 15 gün süresince, Jennifer Lopez gibi dünya starlarının yanı sıra farklı müzik türlerini temsil eden 63 sanatçıya ev sahipliği yapan festival, 941.826 ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarıya imza attı. 120 dönümlük alanda düzenlenen festivalde Türkiye’nin önde gelen 91 markası yenilikçi deneyim alanları ve yaratıcı etkinlikler ile hedef kitleleriyle doğrudan etkileşim kurma fırsatı yakaladı.
Focus İstanbul Hakkında
Focus İstanbul yurt içinde ve yurt dışında fuarcılık, kongre yönetimi ve etkinlik sektörlerinde, Türkiye ve dünya çapında konsepti itibariyle ilk ve tek olma niteliği taşıyan gıda, medya, yapı, otomotiv, tarım ve bilişim sektörleri başta olmak üzere 2000’in üzerinde projeyi hayata geçirmiştir. 30 yılı aşkın tecrübesi ve heyecanını, özümüzdeki birleştiricilikle kurguladığı İstanbul Festivali ile de kültür, sanat, espor, gastronomi ve eğlenceyi, farklı zevklere ve yaş gruplarına hitap eden bir çerçevede, erişilebilir fiyatlarla bir arada sunmaktadır.